Skip to content

Parion

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color black color cyan color green color red color
Sondaj Çalışmaları PDF Yazdır E-posta
Yazar ertug   
Çarşamba, 19 Eylül 2007

Sondaj 3 ekibi, kentin 2 değişik bölgesinde toplam 4 sondaj çalışması yapmıştır. Bu çalışmaların ilki kent akropolünün kuzey yamaçlarında yoğun olarak tespit edilen seramiklerin üretimle ilgili olup olmayacağını anlamaya yönelik yapılmıştır (Resim1 ,2 ). Bu bölgede ilk sondaja başlamadan önce kazılacak alanın 5x5 m² lik plankaresi çıkartılmış ve açılan sondaja kent karelemesine uygun olarak 995-1005 açması adı verilmiştir.

995-1005 Açması: Çalışma öncesi bu açmada çok fazla seramik olacağı tahmin edildiğinden 5 m² lik açma 4 eşit parçaya ayrılmış ve bu parçalara kuzeyden başlayarak sıra ile A, B, C, D isimleri verilmiştir. Daha sonra bu bölümlerden B bölümünün kazılmasına başlanmıştır (Resim 3 ). Çalışma sırasında tabakalanmayı daha rahat anlayabilmek ve ileride bu bölgede yapılacak diğer sondajlarda daha sağlıklı veri elde edebilmek için 15-20 cm lik seviyeler halinde çalışılmıştır. B bölümünde, toplam 7 seviyede  160  cm inilmiş, anakaya ile karşılaşılmış ve 4 tabaka tespit edilmiştir (Resim 4 , 5 ). Çalışma sırasında farklı dönemlerden çok kaliteli seramikler ele geçmiştir (Resim 6 ). Akropolün bu bölümünde yapılan çalışmada Parion kentinde seramik üretimi olabileceğini gösterebilecek curuf kalıntıları ve hatalı üretim bir kaba  rastlanmıştır. Tabiki ele geçen parçalara bakarak burada kesinlikle bir üretim var demek yanlış olacaktır; ancak bu bölümde çalışmalar devam ettikçe daha net sonuçlara ulaşılabilecektir.

995-1030 Açması: Akropolün kuzeyinde yapılan 2. Sondajdır. Bu açmada, 995-1005 açması  gibi 4’ e bölünmüş ve burada D bölümü kazılmıştır(Resim 7 , 8 ). D bölümünün denizden yüksekliği 14,41 m’ dir. Bu bölümde çalışılırken ilk sondajda elde edilen verilerle tabakalanmaya göre kazı yapıldı ve buna göre 3 tabakalanma tespit edildi. D bölümünde -70 cm de Seviye 2 de çalışma devam ederken güneyde büyük taşlar, kuzeybatıda da yoğun moloz taşlar bulundu. Çalışma devam ettikçe güneyde büyük taşlara bağlantılı kuzeye yönelen ve açmanın kuzeyindeki taş sırası iyice belirdi ancak bu taş sırasının işlevi anlaşılamadı (Resim 9 ). Bu seviyede biraz daha aşağıya inilince ana kayaya ulaşıldı. Alan temizlenip fotoğrafı çekildikten sonra kapatıldı. Burada yapılan çalışmada farklı dönemlere ait olabilecek seramikler (Resim 10 ) ve 3 adet ağırşak bulunmuştur (Resim 11 ). Bu ağırşaklar yukarıda tam tanımlanamayan duvarların konut alanı ile ilgisi olabileceğini gösterebilir ancak 2. Tabakanın toprağının akıntı toprağı olduğu  düşünülürse bu ağırşaklar herhangi bir şekilde taşınmış olabilir.

SDJ 3- 3 Açması: Bu açılan sondaj, karolajı çıkartılan bölümün çok uzağında, öncekiler gibi Akropol yamacında değil, kent limanının doğusunda Kartal Yuvası denen mevkinin batı yamacında yer almaktadır (Resim 12 , 13 ).  2x6 m ölçülerinde açılan bu sondajda yamaca uygun olarak basamaklı şekilde çalışılmıştır. Çalışmada ilk basamağa A adı verilmiştir. A basamağında -100 cm’ye inilmiş, bu bölümde çok tahrip olmuş tanımlanamayan bir sikke ve birkaç seramik dışında bir şey bulunamamıştır. SDJ3-3 açmasında ikinci çalışma B basamağında yapıldı. Burada güneyde -45 cm de moloz taş duvar bulundu (Resim 14 ).  Ayrıca B basamağının -57 cm sinde bir tane İmparator Maxentinus (MS. 306-312) sikkesi bulundu (Resim 15 ).  B basamağında çalışma devam ederken basamağın batısında modern bir su borusu tespit edildi (Resim 16 ). B basamağında -45 cm de tespit edilen moloz taş duvar büyük ihtimalle bu su borusu çalışması sırasında tahrip edilmiştir. Ancak çalışma yapılan bölgenin yanından geçen modern yoldan çalışmanın yapıldığı yamaca bakıldığında bu duvarın devam ettiği görülmektedir. Buradaki çalışmada su borusu nedeniyle daha derine inilemeyeceğinden durduruldu ve açma kapatıldı.

SDJ 3- 4 Açması: SDJ 3-4, tiyatronun oturma sıralarının arkasında yüzeyde de çok azı izlenebilenen kesme taş blokların ortaya çıkartılabilmesi için yapıldı (Resim 17 ). Çalışma devam ettikçe kesme taş blokların bir yapının temel kalıntısı olduğu anlaşıldı. Bu temel kalıntısının doğusu ve güneyi tahrip edildiğinden yapının hangi yöne doğru gittiği ve orijinal ölçüsünün ne kadar olduğu anlaşılamamıştır. Ele geçen kalıntılarla bu yapı kalıntısının ölçüsü 5.30x5.60 m dir. Üstten bakıldığında temel kalıntılarının kuzeyde ve batıda iç ve dış taş sıralarının birbirine yaklaştığı görülmektedir(Resim 18 ). Büyük ihtimalle bu bölümlerin üstüne yapının sütunları yada üst yapının blokları geliyordu. Bu yüzden burada iç ve dış bloklar birbirine daha yakın yerleştirilmiştir. Yapının temel kalıntısının ne kadar derine indiğini ve kaç sıra daha devam ettiğini görebilmek için kuzey ve batı duvarda çalışılmaya devam edildi.  Bu çalışmalar sırasında kuzeyde ve batıda -70 cm de 2. Sıra kesme taş bloklara -98 cm de 3. Sıra kesme taş bloklara rastlandı. Ayrıca çalışmalarda kuzey duvara dik gelen 2 tane geç dönem duvarına da rastlanılmıştır. Kuzey duvarda geç dönem yapıları ile alakalı olabilecek bir adet bizans kandili bulundu. Temel kalıntısında en önemli veriler batı duvardaki çalışmalarda elde edildi (Resim 19 ). Bu bölümde bulunan mimari parçalar, yapının tapınak olabileceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Bunlardan biri podyum parçası olabilecek mimari parça, diğeri arşitravın faskiya olarak adlandırılan bölümü (Resim 20 ) son olarakta bir korniş bloğudur (Resim 21 ). 1 hafta süren çalışmalar sırasında ele geçen veriler incelendiğinde bu yapı kalıntısının bir tapınağa ait olabileceği tahmin edilmektedir.  Yapının şehir içindeki yeri de bunu destekler niteliktedir çünkü yapı tam tiyatronun oturma sıralarının arkasında yer alıyor ve muhtemelen cephesi tiyatro sahne binasına bakıyordu. Ele geçen korniş bloğu orijinal yapıya aitse küçük bir tapınak olması gerekiyor ancak şu an elimizdeki yapı kalıntılarının temel olduğu düşünüldüğünde küçük bir tapınak için bu kadar büyük temel kalıntılarının olması ilginçtir. Sonuç olarak yapı çevresinde kazı sırasında tespit edilen geç dönem kalıntıları yapının tam anlamıyla anlaşılmasını zorlaştırıyor. Gelecek yıl devam edecek çalışmalarda yapı kalıntısının işlevi daha iyi anlaşılacaktır.

  SONDAJ EKİBİ

Arş. Gör. Ertuğ Ergürer

Arkeolog Hatice Koçbaş

Konservatör Fatih Şahin 

Arkeoloji Öğrencisi Mehmet Fidan

Arkeoloji Öğrencisi Burak Kahveci

Arkeoloji Öğrencisi Gökhan Tarım

Arkeoloji Öğrencisi Osman Akcan

Arkeoloji Öğrencisi Ayşegül Yavuzdemir

Arkeoloji Öğrencisi Gülşah Keser 

 

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 23 Ocak 2008 )