| Coğrafya ve Kuruluş |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Cuma, 15 Aralık 2006 | |
|
Coğrafya ve Kuruluş
Biga Yarımadası antik yerleşim yoğunluğu açısından Dünyada eşine az rastlanır yörelerin başında gelir. Bugünkü Çanakkale İli, Biga İlçesi Balıklıçeşme Beldesi Kemer Köyü’nde yer alan Parion da bu yarımadada yer alan antik yerleşimlerden biridir. Kente Biga – Çanakkale karayolunun 15. km ’sinden kuzeye 14 km ‘lik bir yolla ulaşılır (Resim 1). Antik Anadolu, açık bir şekilde coğrafi ve politik ‘alt bölge’lere ayrılmadığından ve bölge sınırları sürekli değiştiğinden dolayı, Parion Phrygia, Troas, Mysia, Hellespontos ya da Propontis Kıyıları gibi değişik bölgelere verilmiştir Strabon, Parion’un Pity(ei)a (=Aksaz), Linus / Linon (=Şahmelek), Adresteia (=Azatlı Çiftliği), Paisos (=Bayramtaş), Priapos (=Karabiga) ve Lampsakos (=Lapseki) topraklarıyla komşu olduğunu ve Troas Bölgesi’nde yer aldığını bildirir (Resim 2). Kentin adı ve kökeni konusunda ise çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bunlardan biri, kentin adını Erythraili göçmen İason ve Demetria’nın oğlu Parion’dan diğeri ise, Troya Kralı Priamos’un küçük oğlu Paris’ten[5] aldığı ve Paris’in burada eğitilmesinden dolayı da, Paris’in şehri anlamına gelen “Parion” şeklinde kullanıldığı yönündedir. Bir diğer görüşe göre ise, Parion adı ‘Paroslular’ın Kenti’ anlamında kullanılmıştır. Parion’un kuruluşu İon kolonizasyonuyla ilişkilidir. Lydia ve Pers akınları sonucunda topraklarının çoğunu kaybeden Miletos’un kolonilerinin sayılarındaki artışı tetikleyen en önemli unsur, istilalarının yarattığı nüfus baskısı olmuştur. Miletoslu’lar Karadeniz (=Pontos Eukseinos) için anahtar niteliği taşıyan Çanakkale Boğazı (=Hellespontos), Marmara (=Propontis) ve İstanbul Boğazı (=Bosphorus)’nın her iki yakasında çok sayıa koloni kenti kurmuşlardı. Sayıları 90’ı aşan Miletos koloni şehirleri arasında, Çanakkale Boğazı’nın Marmara girişinde, Anadolu kıyısında kurulmuş olan Parion’da vardı. Ancak Çanakkale Boğazı kıyılarında koloni kuran ana şehirler arasında, Erythrai ve Paros da vardır. İ.Ö. 709 yılında kurulduğu düşünülen Parion’un, ‘Kolonizasyon Çağı’nda Erythrai’li, Miletos’lu ve Paros’lu göçmenler tarafından iskan edildiği söylenmektedir. Ayrıca kentin Thasos adasından gelenlerce kolonize edildiği şeklinde de görüşler vardır. Yeni kurulan kentler göz önüne alındığında, neredeyse her Miletos kolonisinin iyi bir limanı bulunduğu görülür. Bu durum, koloni kentlerinin yer seçiminde ticaretin önemli rol oynadığını gösterir. Ayrıca din ve tapınım, ana kent ile kolonileri arasında saptanabilen en önemli bağlantılardan bir diğeridir. Graves’e göre Ehrardt, Miletos’un ve kolonilerinin ‘phyle’leri, takvimleri ve kültleri arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir şekilde incelemiş ve birçok kültün ana kent ve kolonilerinde ortak olduğunu ortaya koymuştur. Buna ek olarak kolonilerdeki kültler üzerine yaptığı çalışmalar, Aphrodite’nin ana kent için olduğu gibi, kolonilerde de önemli olduğu yönündeki tahmini doğrulanmıştır. Bu bakımdan Parion kazılarında bulunan Aphrodite heykelciklerinin çokluğu, kentin bir Miletos kolonisi olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Parion’un geçmişi hakkındaki en sağlıklı bilgileri yazıtlar verir. Burada ele geçen yazıtlardan, kentte bir balıkçı esnaf birliği olduğunu, deninzde çoğunlukla uskumru ve orkinos çıktığını öğreniyoruz Parion insanı geçimini, balıkçılığın yanı sıra, çok güzel üzüm bağları yetiştirerek de sağlıyordu. Antik çağda bölgede, Ainos’un sedefi, Abydos’un istiridyesi, Linon’un salyangozu ünlü olduğu gibi Parion’un da yengeci ünlüydü. Ayrıca her kimin Hellespont’a yolu düşse, pastasıyla da meşhur Parion’a mutlaka uğrardı. Ephesos’dan bir yazıtta geçen: “Denize kim bir şey alıp götürüyorsa bunu vergisinde belirtmeli, Kalkhedon, Daskylaion, Apollonia, Kyzikos, Priapos, Parion ve Lampsakos’da” şeklindeki ifadeden Parion’un bir gümrük durağı olduğunu da öğreniyoruz. İ.Ö. 300 yıllarında yaşamış ünlü düşünürler Neoptolemos ve Artemidoros ile heykeltıraş Theudoros Parion’un önde gelen tarihi şahsiyetleridir. Burada yaşamış Ophiogen yada Serpent ailesinin yılan kabilesine mensup oldukları, Ophiogen erkeklerinin yılan ısırıklarını okşayarak, zehri kendi vücutlarına aktarıp, ateşi ve acıyı dindirerek tedavi ettikleri efsanesi anlatılır. |
|
| Son Güncelleme ( Pazartesi, 18 Aralık 2006 ) |
| Anasayfa |
| Sitemize Hoşgeldiniz |
| Tarihçe |
| Coğrafya ve Kuruluş |
| Kazı Personeli |
| Harita |
| Önemli Linkler |
| İletişim |
| Sponsorlar |
| Foto Galeri |
| Ziyaretçi Defteri |
| PARİON YAYINLARI |
| 1999 Yılı Yüzey Araştırması |
| 2002 Yılı Yüzey Araştırması |
| Giriş |
| Nekropol |
| Aquaduk-Antik Su Kemeri |
| Giriş |
| Nekropol Çalışmaları |
| Tiyatro Çalışmaları |
| Sondaj Çalışmaları |
| Diğer Çalışmalar |
| 2007 Kazı Ekibi Listesi |
| Nekropol Çalışmaları |
| Tiyatro Çalışmaları |
| Roma Villa Çalışmaları |
| Sondaj Çalışmaları |
| 2008 Kazı Ekibi Listesi |
| Nekropol Çalışmaları 2008 |
| Tiyatro Çalışmaları 2008 |
| Roma Villa? Çalışmaları 2008 |
| Yamaç Ev |
| Sondaj Çalışmaları 2008 |
| Roma Villa Çalışmaları 2009 (Hamam?) |
| Yamaç Yapısı 2009 |
| Sondaj Çalışmaları 2009 |
| 2010 Kazı Ekibi ve Çalışma Alanları |
| Sedat-Naciye Nurova Parion Kazı Evi |