|
Bakanlar Kurulu’nun 29.07.2004 tarih ve 2004/7699 sayılı kararıyla tarafımıza verilen kazı izni gereğince, Parion Kazısı 2005 yılı çalışmaları, başkanlığımdaki 5 akademisyen 4 arkeolog ve 20 arkeoloji öğrencisinden kurulu bir ekip tarafından, 20 Temmuz – 19 Ağustos 2005 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Parion bugünkü Biga ilçesi Balıklıçeşme Beldesi’ne bağlı Kemer Köyü’nün arazisi üzerinde yer alır. Parion’a Biga-Lapseki karayolunun 15. km.’sinden kuzeye doğru ayrılan 14 km.’lik bir yolla gidilir. M.Ö. 709 yılında kurulduğu düşünülen kentin. Kolonizasyon Çağı’nda Erythrai’li, Miletos’lu ve Paros’lu göçmenler tarafından iskân edildiği bilinmektedir. Kentin adını Erythraili göçmen İason ve Demetria’nın oğlu Parion’dan yada Troya Kralı Priamos’un oğlu Paris’ten aldığı ve Paris’in burada eğitilmesinden dolayı da ‘Paris’in Şehri’ anlamına gelen “Parion” şeklinde kullanıldığı bildirilir. Strabon, antik çağda Pitya, Linon, Pityus, Adresteia, Paisos, Priapos ve Lampsakos ile Parion’un komşu olduğunu belirtir. M.Ö. 546 yılında Batı Anadolu’daki tüm Grek kentleriyle birlikte Parion da Pers egemenliği altına girdi ve Abydos’ta Daphnis, Lampsakos’da Hippoklos, Kyzikos’ta Aristagoras ve Parion’da Heraphantos Tyran oldu. Herodotos, Tyran Heraphantos komutasındaki Parion’luların Pers kralı Dareios’un İskit Seferine (M.Ö. 513-512) katıldıklarını bildirir. M.Ö. 479-478 yıllarında kurulan ve kısa sürede dağılan “Atika-Delos Deniz Birliği”ne Parion’dan başka Troas’ın Lampsakos ve Sestos gibi kıyı kentlerinin de üye olduğu bilinmektedir. Ksenophon’a göre, M.Ö. 411 yılında Alkibiades komutasındaki Atina donanması, Parion limanında toplanarak Perslere karşı sefere çıkmıştır . “Doğu Seferi” sırasında Büyük İskender M.Ö. 334 Granikos ve M.Ö. 333 İssos Savaşları’nda Persleri yenince, Parion da dahil bütün Batı Anadolu O’nun egemenliğine girmiştir. Büyük İskender, bölgedeki 20 kadar kente bağımsızlık tanımıştır. Bu kentler içinde Parion’da vardır. Böylece Helenistik Dönem’in başlangıcında bir süre bağımsızlığını kazanan Parion, olasılıkla Büyük İskender’in kurduğu ve Troas kentlerinin oluşturduğu dokuz üyeli bir birliğin üyesiydi. M.Ö. 306’da kabul edilmiş federasyonun, en eski kararlarına göre; birlikte İlion’la beraber, Dardanos, Skepsis, Assos, Aleksandreia Troas, Abydos, Lampsakos, Gargara ve Parion da vardır. Parion M.Ö. 302 yılında Lysimachos’un; M.Ö. 281 yılında da Seleukos’un egemenliği altına girer. M.Ö. 278 - 277 yıllarında Anadolu bu kez Galatlar’ın istilasına uğrar. Apameia Barışı sonrası Hellespontos ve çevresini ele geçiren Eumenes I (M.Ö. 263-241) ve ardından Attalos I (M.Ö. 241-197), başarılı politikalarıyla Galatlar’a karşı büyük zaferler kazanırlar ve Bergama bölgenin egemeni durumuna gelir. M.Ö. 133 yılında Attalos III’ün (M.Ö. 139-133) vasiyeti ile Bergama’nın Roma İmparatorluğu’nun eline geçmesi ile Parion da Roma’nın idaresine geçmiş olur. M.Ö. 89 ile 73 yılları arasında Birinci Mithridates Savaşı sırasında, Aleksandreia Troas, Parion, Lampsakos ve İlion’un konumları göz önünde bulundurularak bu şehirlere Roma tarafından bağımsızlık verilmiştir. Roma Çağı’nda Parion’a büyük önem verilir ve İmparator Augustus (M.Ö. 27-İ.S. 14), kenti “Colonia Pariana Iulia Augusta” (=Augustus’un Koloni Kenti Parion) ilan eder. Bu dönemde Parion’da mimari yapılanma faaliyetlerine hız verildiği görülmektedir. Bizans Dönemi’nde büyük bir kilisenin yapıldığı bilinen Parion’un önemli bir piskoposluk merkezi olduğu ve İ.S. 312- 330 yılları arasında Eustathius’un Parion Piskoposu olarak atandığı belirtilir. Parion’dan ilk defa Herodot ve Ksenophon daha sonra da Strabon bahsetmektedir. Uzun yıllar sonra, 1801’de bölgede bulunan sikkelere göre, Kemer Köyü’nde olduğu Hunt tarafından tespit edilmiştir. Leaf tarafından da doğrulanan Parion’un lokalizasyonuna ek olarak Kökten Parion ve civarında bazı prehistorik araştırmalar yapmıştır. Ramsay’ın da hakkında bilgi verdiği Parion’da Akşit, 1970’lerde Çanakkale Müzesi adına yüzey araştırması yapmıştır. Bunlardan sonra Parion’daki ilk ve uzun süreli bilimsel çalışmalar, 1997 yılından bu yana ekibimiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu arada, Parion’da 2004 yılında, Çanakkale Müzesi tarafından acil (!) kurtarma kazısı yapılmıştır. Parion’daki arkeolojik kalıntılara gelince; çevresi yaklaşık 7 km. yi bulan Parion’un sur duvarlarından bazıları günümüze kadar gelebilmiştir. Sur duvarları daha çok kentin kuzeyinde izlenmektedir. Bu bölümdeki üç kule kısmen korunabilmiştir. Surların kuzey doğuya uzanan bölümünde deniz seviyesinin hemen altında görülen düz bloklardan oluşan alt yapı olasılıkla kuzey limanına ait olmalıdır. Strabon ’un Priaposunki’nden daha büyük olduğundan bahsettiği ana liman ve dalgakıran ise; kentin batısında bulunmaktadır . Kentin güneye bakan yamacında ele geçen silme bezemeli kemer niş parçası da olasılıkla bu yöndeki nekropole açılan ve sikkeler üzerinde de betimlenen bir kapıya aittir. Bodrum Burnu mevkiinde iki yönden deniz gören tepelik üzerine kurulu akropol birçok mimari kalıntıyı kapsar. Strabon, Parion ve Priapos arasındaki Adresteia’da bulunan Apollon Aktaios ve Artemis Tapınağı’ndan getirilen taşlarla mimar Hermekreon’un Parion’da oldukça gösterişli bir sunak yaptığından söz eder. Bu sunak olasılıkla kentin akropolünde yer alıyordu. Akropolün güney doğu yamacı üzerine inşa edilmiş tiyatro, bugün tamamen çalılıklarla kaplıdır. Cavea, orkestra çukurluğu ve sahne binası yükseltisi yüzeyden fark edilmektedir. Tiyatronun güney batısındaki patika yolun yanında çalılık alandan yaklaşık 15m. lik kısmı izlenebilen bir sıra kesme taş duvar olasılıkla bir tapınağa aittir . Kemer Köyü’nün girişindeki köprünün karşısında, yolun sağında yer alan anıtsal kalıntılar ise bir aquadukun kemer ayaklarıdır. Parion’da yapılan araştırmalar, kentin güney ve kuzey doğusunun nekropol olarak kullanıldığı sonucunu vermiştir. 2005 yılı kazı çalışmaları, antik su kemeri ve nekropol olmak üzere antik kentin iki ayrı bölgesinde yürütülmüştür: |